|
|||||||
| Ana Sayfa | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Videolar | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|||
|
Bilmem hiçbir fikrim yok tanımı hakkında. Sadece hissedilen bir şey sanırım tanımlanabilen bir şey değil.
Mutluluk? Hıh deyip geçsem olur mu? Olsun. ....................... Eve daha yeni geldim. Aklım birkaç gündür dolapta duran biradaydı. Kapıdan içeri girince unuttum. Telefonumu çıkarıp arayan soran var mı diye bakınca bir arkdaşımın içtiğini öğrendim. Yine geldi aklıma bira. Oturdum bilgisayarın başına oysa daha bulaşık yıkamam gerekiyor. Sessizliği sevmedim. Müzik açayım dedim. A'ha Zerrin Özer. Olamazdım senle... Peki... Hayli zor oldu sevdamdan vazgeçmem. Buna da peki. Gittim aldım birayı açtım içiyorum şimdi. Hayatı düşünüyorum bir yandan. Neden burada olduğumuzu. Yalnızlık kokan duvarlarıma bakıyorum. İçimin duvarları geliyor sonra aklıma. Sahi benim ne zaman duvarlarım olmuştu? 'Benim' 'duvarlarım' olmuştu. Gülüyordum bir saat önce. Öyle dertsiz tasasızdım ki. İyi de ne oldu şimdi? Ruhum. Ah ruhum. Yine öksüzsün sen. Bunu hep başına kakıyorum ama öylesin. Hiçbir yerde sana huzur yok değil mi? Yakından baktığın her insan önce 'nesneleşiyor' sonra yabancılaşıyor. Söylüyor Zerrin bir yandan acısını taa içimde hissediyorum sözlern. Hani sözlerden değil sadece kadının sesinden. Ve bir yudum daha. Yarın sabah kalkabilir miyim? Bilmem kalkarım herhalde. Derbederim ben, onlar da anladı uysal cici kızın ele avuca sığmadığını. Yeni iş yerimdekiler yani. Tuhaflığımı çözmeye çalışıyorlar. Çözmeyin ulan. Anlamıyor musunuz; 'anlaşamıyoruz'. Böyle doğdum böyle öleceğim. İnsanla aramdaki 'uçurum' hiç kapanmayacak. Sizi asla anlamayacağım. Ne para hırsınızı ne bencilliğinizi ne fesatlığınızı ne de kara kalplerinizi... Hiçbirini anlamayacağım. Hele bunları elde etmek için uydurduğunuz koca yalanları asla. Uğraşmayın size benzemiyorum ben, benzemeyeceğim. Saf, salak ve kötülüklerinizden bi'haber gülümsemeye devam edeceğim. Lütfen zehirleyin beni ve öldürün hatta ama asla kendinize benzetmeyin. Kaçamıyorum hiçbir şeyden ve hiçkimseden. Sürekli 'hissettiğim' bir uğultuyu susturmak istiyorum. Hayır, hayır; mutsuzluk ya da melankoli değil bu. Bu başka bir şey, bambaşka bir şey. Bu ait olamama; hiçbir yere ait olamama hissi belki de. Çözümsüzlüğün ortasında öylece kalıverme. Çözmek? Neyi? Son çocukluk yıllarında gittiğim bir düğünde fırfırlı eteğimle kalabalığın ortasında hissettiğim hüzün geldi aklıma birden... Bir yudum daha... ''Hayli zor oldu sevdamdan vazgeçmem.'' Nerden çıktı şimdi bu? Bir yudum daha... Sarhoş. Ben değil. Şişe. Hepsi şişenin suçu. |
|
|||
|
Aaa yeni farkettim bebişin yanındaki hikayeyi. Atlas Okyanusu'na takıldım. Bir arkadaşım geldi aklıma. Atlas Okyanus'unda yüzdüm deyip deyip duruyordu. Deli herif. Kendine yer arıyor o da. Benim gibi bulamıyor ama.
Neyse konu mutluluk, hiçlik değil; dağıtmayayım. |
|
||||
|
"İçimde sayısız denizlerin şahlandığı
O günü tarihlesem şimdi Irmak ırmak çizsem zamanın yüzüne Adına sonsuzluk desem Ve her saniyesini o sonsuzluğun An be an şiirleştirmek istesem Bilmem inanır mı bana sözcükler" Tamamı çok güzel ama her nedense çoğumuzun yaptığı gibi kendime en yakın bulduğum dörtlük için ayrıca teşekkür etme gereği duydum.. Paylaşım için çok teşekkürler.. |
![]() |
| Etiketler |
| mutluluk, nedir, sizce |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|