“Cihar attım şeş oynadım / Hepyek ile yendi beni”
“Cihar attım şeş oynadım / Hepyek ile yendi beni”
Bu toplumda aşk dedikleri zaman benim aklıma, ne ilgisi varsa,“Cihar attım şeş oynadım / Hepyek ile yendi beni” şarkısı gelir..Belki de şundan: çeşitli nedenlerle bu toplumun kadını ve erkeği aşkı acımasız bir kumar durumuna getirmiştir.
-----------
Temelde bütün sorun olan biteni yasal düzene indirgeme sorunudur: her şey nikah dairesinde bitmelidir. Böylece insanlar aşk dedikleri bir anlaşılmaz ilişkinin sonunda, daha birbirlerini tanımadan bir ömür boyu aynı yastığa baş koyma sözü vermekte sakınca görmezler. Daha sonra neler olup biteceğini burada uzun uzun anlatmak gerekmiyor: çevremizde yaptığımız gözlemler işin hangi korkunç boyutlara uzanabildiğini pek güzel gösteriyor. Ömür boyu diye düşünülmüş birlikteliklerin üç aya, bilemediniz altı aya kalmadan cılkı çıkıyor.
---------
Dolanırken dolanırken, onaylar alındıkça, iş ciddiye bindikçe haydi bakalım bu sefer ev tutmak ve eşya almak sorunu çıkar karşılarına. “Kızım ben sana onun için söylüyordum, onun için olmaz bu iş diyordum. Çulsuza varmanın böyle zorlukları vardır. Hadi koltuğu kanepeyi biz ödeyelim, beyaz eşyanın altından nasıl kalkarız?” Her şeyin bitip nikahın kıyıldığı gün damadın geline ve gelinin damada dokunan elleri buz gibi soğuktur. Kendi iç güzelliğini yaratamamış, özgürlüğünü gerçekleştirememiş, gözü hep kendi dışında bir şeylere çevrili kalmış insanların dünyasında aşk dinozorlardan bu yana benzeri görülmemiş bir yırtıcıdan başka bir şey değildir: insana iyilikler getirmek şöyle dursun, yeri geldi mi onu alır yere çarpar. Siz siz olun kendinizi uygar insanın sevinci diye algılanabilecek şeylerden, özellikle de aşk adı verilen o kepazelikten uzak tutun, uzak tutun ki ele güne rezil olmayasınız.
----------
Toplumların aşksız doğmuş aşksız büyümüş insanları bu dünyada iğretidirler ve alabildiğine mutsuzdurlar. Yaşamak bir sevinç değil bir görevdir onlar için. Ölüm korkusuna karşın, bitsin de kurtulalım dedirten bir görev. Hep bir köşeye çekilme özlemi. Bir köşeye çekilmek ve aşksızlıkla gelen sefilliği kendi başına çile çeker gibi yaşamak.
Afşar Timuçin
|