RSS Feed     Twitter     Facebook

Dişi İstanbul Gece Hayatı…

Font size:

mod18y

Fem’in gözlüklerini takıp, hava kararınca, şehrin sokaklarını arşınlıyoruz. Kim, nerede, neden, nasıl eğleniyor? Gözlüğünden beş farklı karakterin gölgesi düşüyor not defterine..

SOKAĞA İNMEM AMA GECEYE AKARIM’CILAR..

Müzikten anladığını beli etmek için de biraz Babylon’a koşarlar. Son moda haller, varlıklı duruş, kesme-kesilme, olduğu yerde iki sallanma üzerine shot’larla cool takılmaca…

TÜNEL’CİLER..

Alternatif kılık ve duruşları ile “Sokak kültürüne yakınız” diyenler, genç veya kendini genç hissedenler, kokoşa değil, tarza önem verenler, soğuk bira ile Asmalımescit’i tavaf edenler, artık içerde değil, sokakta nikotin ve büfe birasıyla takılabilenler. DJ ve konusu mühim değil, her partiye kapıdan bir bakanlar…

CİHANGİR’CİLER..

Mahalleli, tiyatrocu, expat’ler. Sohbet üzerine yoğunlaşıp, oturarak vakit geçirenler…

GALATA’CILAR..

Her yeri bilen, her havaya uyan, akımları değil, yeni ve söylemi olan mekânları takip eden, Asmalımescit’in ‘Piccadily Circus’ havasından kaçıp, alternatif cool yerler arayanlar…

ÇAPACILAR..

Yaratıcısının çılgın ve yenilikçi fikirlerine kendini teslim eden, bazen eller havaya, bazen şampanya masaya kıvamında eğlenebilen 35 yaş üstü zenginler… Fem Güçlütürk’ün yeni keşfi Building. Dekoruna, fikrine, sokağına, sangria’sına hayran kalmış. Tek bir yer seçme hakkı verince bizi Nuteras’a götürüyor. Sebep? “Havadar, manzaralı, müzikle iyi bir hava yakalanan, multi kültürlü, cam üstü dans edilebilen, ister görülmeye, ister eğlenmeye gidilen, abartılı dekorla değil, olması gerekenleri her daim sunabilen, aradığını bulabildiğin tek yer’

Zeynep Üner (Time Out istanbul Genel Yayın Yönetmeni): “İYİ BİR GRUPLA, BİRAZ DA İÇMİŞSEN, HER YERDE EĞLENİRSİN” Zeynep, “Alternatifler çoğalıyor” diyor umutlu bir sesle. “Bir New York olmasak da, geceleri gezmek isteyenler, her gün kendine yapacak şey buluyor. Eğlence tarzları, semtlere göre dağılıyor. İşte daha çok salaş yerlere gitmek isteyenlerin Kadıköy ya da Nevizade taraflarındaki barlara gitmesi, boy göstermek isteyenlerin Bebek- Boğaz mekânlarına gitmesi, ikisinin arasında kalanların Asmalımescit-Tepebaşı’na gitmesi gibi…” Üner’i bulmuşken ideal eğlencenin reçetesini istiyoruz: “İyi bir grubun varsa, biraz da içmişseniz zaten her şekilde eğlenirsiniz ve bütün programlar/ programsızlıklar ideal hale gelir. Ama ‘Time Out editörü olarak öner’ dersen: Asmalımescit’te bir meyhane sonrası Nuteras klasiktir. Cenk, gece 01 ‘den sonra çok güzel çalar. Evde toplanma sonrası Babylon iyidir.

Hafta içi Otto’da sonra da civar barlarda kısa turlar yapmak güzeldir. Üç ayda bir Roxy’ye gidip dağıtmak harikadır. Düğünlerden ya da sıkıcı iş yemeklerinden sonra (şıksınız ya) Anjelique’e uğramak güzel olabilir (ya da iş çıkışı hafta içi). Baştan sona evde, bahçede mangalda, meyhanede takılmak en iyisi olur bazen. En önemlisi grubunuz.” Tek bir yer seçmesini isteyince Üner, Bebek’teki Mey’in kulaklarını çınlatıyor. Şimdinin Taps’i, Mey’i tek geçiyor. Kulüp olarak tercihi ise, tıpkı Fem gibi, Nuteras. Peki, hiç mi değişmesini istediği bir yer yok? “Şimdi Reina kapansın desem, kapansa 3 bin 500 tane adam kapısız kalır, nefret eder benden. Bence çok kazık yiyoruz. Kazık yemek istemezdim” diyor.

Efhan Atmaca (istanbul Life Yazı İşleri Müdürü): KAOTİK GECELER Her ay şehir hayatına farklı bir yön veren dergide onun imzası var. Gece hayatına tıpkı şehirler gibi kaotik bulan Efnan, ‘İstanbul’da gece dışarı çıkıp da eğlenmemek gibi bir şansınız yok’ diyor. Her bütçeye, her zevke ve her isteğe göre eğlence bulma konusunda hemfikir. Eğlencenin tek adresini veriyor: Beyoğlu. ‘Çünkü burada tek bir mekana kısıtlı kalmayıp ruh halime göre farklı farklı adresleri tercih etme şansım var: Mojo, Babylon, Nu Pera, Roxy, Ghetto, Indigo ilk aklıma gelenler.’

Emel Kurhan (Tasarımcı) “EV PARTİSİ İÇİN KİKİ’YE” Emel Kurhan ve köpeği Kumpir 1 Blender’dayız. Blender’da sezon ilk partisi vesilesiyle elimizde zencefilli votkalar, Nişantaşı sokaklarına dökülmüş, gece hayc ‘fotoğrafını’ çekiyoruz. Emel, net bir biçimde, “Göründüğü kadar eğlenceli değil” diyor. Kasmadan kasılmadan, kimseleri umursamac eğlenebilen biri var karşımızda. Tüyo almak için biraz sıkıştırınca “Keşke gizli bir keşfim olsa… Favorim Kiki. Ev partisine gitmiş g hissediyorum” diyor. Peki, daha ‘sıkı’ bir gece hayatı için kim gitsir bu eğlence diyarlarından? “Dans etmeyi sevmeyenler ve edenlerle dalga geçenler gitsin uzaklara, çok uzaklara… Müzik dinlemeye gelip, bütün geceyi dışarıda içere’ geçirenler, göstermelik çıkanlar da uzaklara lütfen!”

Ferhan istanbullu (Gazeteci/Stil yazarı): BAR DENİNCE FAVORİM ARKA ODA”

Bir yanda sarkan borular, tarafta hummalı bir boya çalışması… Ferhan İstanbullu ile Şişhane’deki bir inşaatın tam ortasında ne işimiz olabilir? Bu ay açılacak, sezonun banko favorilerinden ‘Public Urban “İL quer Bar’ın kapılarını ilk kez bize açılıyor. Özel çekim sırasında laf dönüp dolaşıp Ferhan’ın gece maceralarına geliyor:”Ümitsiz bir iyimser ve hümanist (!) olarak Asmalımescit’in o kudurmuş kalabalığında bir tur sadece bir tur) atmanın hâlâ eğlenceli olduğunu düşünüyorum. Bar denince favori yerim Kadıköy’deki Barlar Sokağı ve spesifik olarak da Arka Oda… Kadıköy’deki Arka Oda, karşı çocukları için çoktan keşfedilmiş bir yer, ama benim gibi karşıya geçmekle Bursa’ya gitmeyi bir tutanlar için hep yeni bir macera! Müzikler, tipler çok cool! Oldum olası Kadıköylüleri severim bir de…”

İstanbullu’nun ideal gecesi, önce evde vakit geçirip, ardından Babylon’a konsere gitmek. “Görmekten hoşlanacağım yüzlerin bir arada olduğu tek yer Babylon” diyor. Şehrin, mönüsü çok kısıtlı, para saçılmamış küçük dükkânlara ihtiyacı olduğunusavunuyor. Birlikte, sadece büyük projelerin tutunabildigi bir sosyal yaşamı yıkıp, çok tasarlanmamış, küçük, enteresan sahipleri olan. cool barlarla dolu bir gece hayatı tasarlıyoruz. Belki, ileride, çok ileride… Neden olmasın? Ferhan’ın elinde sihirli değnek, ufak rötuşlarla gece hayatını değiştirmesini isteyince işe, Etiler’deki kulüplerden başlıyor. “Etiler’de kapısında birtakım mahlukların ‘görev yaptığı’ Türkçe canlı müzik mekânlarını değiştirirdim.” Bir de aklında Godet, 2019 gibi ikon kulüpler var hâlâ. “Herkesi ‘Zion’ havasına sokan bir

Başak Sayan ( Oyuncu): “İYİ BİR GECE İÇİN GÜZEL ŞARAP, GÜZEL SOHBET” Seksi, siyah elbiseli bir kadın tüm zarafetiyle şarabından bir yudum alıp, gözleriyle şehrin panoramasını süzüyor. Ona doğru yaklaştıkça taze parfümünün, sıcak enerjisinin etkisine kapılmamak elde değil. Başak Sayan ile Sunset’teyiz. Buluşma adresini verince, eğlence anlayışını da sözsüz ifade etmiş oluyor. Şık restoran, güzel manzara, keyifli sohbetler ve iyi bir şarap…

Gece çıkınca tercihini restoran/barlardan yana kullanıyor. “Gürültüden arınmış, rahatça sohbet edilen yerler tercihim” diyor. Favorisi, Sunset ve Ulus 29. Sohbet sırasında Ulus’un sırtlarından doğrulup, şehrin ışıltılı sokaklarına süzülüyoruz. Gördüklerimizi, hissettiklerimizi dile getirmeye geliyor sıra: “Hem eski hem yeni, hem Doğu hem Batı…

Enerjik ve hızlı, hem de o hızla akan zamana rağmen, aynı yaşanmışlığı ve eskimişliği, sanki yeniymiş gibi sunan bir gece hayatı…” sözleriyle tanımlıyor. Başak’ın istanbul’daki ilk gizli keşfi Galata. “Oradaki her kafe, her restoran bana büyülü bir şehirde gidilen büyülü mekânlar gibi gelir” diyor. Galata’nın artık gizli bir tarafı kalmasa da ‘o tuhaf büyüsü’ hâlâ yerli yerinde. Peki, bu ihtişamlı gece hayatının hiç mi kirli tortusu yok? Tortuların varlığı konusunda hemfikir olunca çözüm ondan geliyor: “Ne yaptıklarını ve bu durumun nereye varacağını henüz tam olarak tahmin edemeyen, işleri görünen büyülü dünyanın içinde var olabilmek ve hayal ettikleri lüks yaşamlara kavuşmak için gece barlarda gezinip, istemedikleri erkeklerin masasına meze olmak olan yaşları küçük, güzel, kafası karışık ve cahil kızların bu mekânlara girişine kısıtlama getirirdim.” Sert bir çıkış, öyle değil mi? Devamı var: “Bazı gece kulüpleri sadece cebi dolu erkek müşteri çekmek için bu zavallı kızları içeri alıp adeta modern bir pavyon ortamı oluşturuyor.” Başak’ın bu konuda bir de ültimatomu var: “Herkes bu konuda üzerine düşeni yapsın!”

Ahu Yağtu (Model) :  “TUZLUK GİBİ KENARDA DURULMASIN, SKOR’ ÇALIŞMALARI SONA ERSİN” Second Chance Boutique’in vintage ürünlerinin sergilendiği, eski plakların çalındığı akşam saatlerinden itibaren 1980′ler ve 1990′ların hitleriyle coşulan, moda, müzik, fotoğraf ve eğlence meraklısı insanların geldiği Lucca’daki ‘Vintage Saturdays’ parti silsilesinde onun imzası var. ‘Vintage Saturdays’den geri kalan gecelerde nerede, nasıl eğleniyor? “Dergi partilerini de seviyorum. Ama en keyiflisi konserler.” Gizli keşfini sorunca, muzipçe gülerek, “Gizli ya işte, bana kalsın” diyor. Önerisi ise plan program yapmadan gecenin akışına kapılmak. “Sponfane gelişen her türlü program hoşuma gidiyor” *” dese de, spontane gecelerde karşısına çıkan sahne pek içini açmıyor: “Gece hayatı devamlı oradan oraya giden, aradıklarını bulmaya çalışan, ama aslında ne aradıklarını bilmeyen ve nihayetinde kendilerini bulamamış insanlarla dolu.

Eskiden kibarlık, saygı çerçevesinde gerçekten eğlenen nezih insanlara rastlardık Şu anda ise tamamen mutsuz ve mutsuzluğunu insanlarla arıtmaya çalışan olmamış insanlardan oluşmakta.” Yağtu’ya göre kasık olmayan gösteriş meraklısı, gerçek olmayan bu yapıdan kurtulmanın yolu mantalitenin değişmesince geçiyor: “Madem gece dışarı çıkılıyor bir şeyler paylaşılmak isteniyor; o zaman tuzluk gibi kenarda durulup kadın kesme veya tavlama, ya da ‘skor’ çalışmaları sona ersin. Ermiyorsc daha fazla zorlanmasın. Had bilinsin, kararında içilsin. Alkolür etkisiyle cesaretlenip birbirine ters bakış atılarak, ‘Vay, sen nasıl benim kız arkadaşıma bakarsın?’ sorgu sualinden ve gerginliğinden sıyrılıp danslar edilsin, eğlenilsin.’

EN ‘KASILMADAN’ EĞLENCE İÇİN Otto:

Kasılmadan eğlence tarifini verelim: Asmalımescit sokaklarında bir akşam yemeği, ardından Otto’da güzel müzik eşliğinde eğlence. (BAŞAK SAYAN)

Peyote, Roxy, Dogzstar: Öyle çok underground ya da çılgın bir keşif olmasa da, Dogztar ve Peyote’yi keşfettiğimde çok mutlu olmuştum. Uç ayda bir Roxy’ye gidip dağıtmak da harikadır. (ZEYNEP ÜNER)

Dogzstar/Peyote: Yaş ortalamasının 21 olduğu yerlerde, isteseniz de fazla kasılamıyorsunuz zaten. (FERHÂN İSTANBULLU) Ghetto, Indigo: Bu mekânlar ‘sadece’ eğlence için tercih edildiği için, istediğiniz gibi sarhoş olup en yeni figürlerinizi sergileyebilirsiniz. (EFNAN ATMACA)

EN İYİ KOKTEYL İÇİN

Changa: Başta satsumalı votka ve Asian Fusian’ı olmak üzere tüm kokteyller hem şık, hem lezzetli. Enfes! (FEM GÜÇLÜTÜRK)

Building: Sangria’nın tadı tarifsiz. (FEM GÜÇLÜTÜRK) Ulus 29: Gerek tatları gerek görünümleriyle, 29′un tüm kokteylleri enfes. (BAŞAK SAYAN)

Lucca: Satsumalı votka şehrin en iyi kokteyli. (ZEYNEP ÜNER)

Parantez: Babylon Lounge’a giderken hemen solda. Çok şenlikli ve ucuz. (FERMAN İSTANBULLU)

Joke Perestroyka: Pharmacy Bar’ın kokteylleri hem görsel hem de lezzet olarak çekici. Favorim Xanax Vodka. (İFNAN ATMACA)

EN İYİ PARTİ İÇİN

Otto Santral: Mekân nefis. Partileri her zaman çok eğlenceli. (FEM GÜÇLÜTÜRK* FERMAN İSTANBULLU!

Longtable ve Joke Perestroyka: Salı partileri çok eğlenceli, çok keyifli. (BAŞAK SAYAN)

Ev partisi: Tercihiniz güzel evleri olan güzel arkadaşlarınızdan yana olsun. (ZEYNEP ÜNER)

Eski fabrikalar: Terk edilmiş veya kapanmış fabrikalarda her zaman iyi partiler oluyor. (AHU YAGTUi Longtable: İyi müzik ve çılgın şovları var. (EFNAN ATMACA)

EN ‘HESAPLI’ GECE İÇİN Ev partisi:

Eve çağır milleti, at buzluğa şarapları, biraları, bağla iPod’unu iTunes’a, takıl. (FEM GÜÇLÜTTÜRK)

Evde, becerikli bir arkadaşın elinden votka tonik içip, ardından (taksiyle) Babylon Lounge’a gitmek. (FERHAN İSTANBULLU)

Evinizde oturun. (EMEL KURHAN)

Balık Pazarı: Balık pazarında rakı&balık. Hem keyifli hem ucuz. (AHU YAĞTU Nevizade! (ZEYNEP ÜNER)

Mojo: Yılların Beyoğlu klasiği. Çarşamba ve cumartesi Circus’ı dinlemeden kış bitmez. Üstelik giriş parası da içkiler de çok pahalı değil. (EFNAN ATMACA)

EN ‘ROMANTİK’ YEMEK İÇİN

Kıyı ve Sedef Port: Âşık olana samanlık seyran olur. Herhalde Boğaz’da bir yer olmalı. Yaz olsa Kıyı’da balık, Sedef Port’ta rozeli bir gün batışı. Kışın da Belgrad Ormanı’nda bisikletle gezinti, Gümüşdere’de sahilde yürüyüş sonrasında yol üstündeki salaş dağ restoranında şömine yanında pirzola bile olurl (FEM GÜCLÜTÜRK)

Sunset: Denizi tam karşısına alan masalarda, ay ışığı altında, tarifsiz bir akşam yemeği için… (BAŞAK SAYAN)

360 ve Körfez: Gün batımında Körfez ya da eğer boşsa 360. Mikla ve Yeniköy Passion da alternatif romantiklerden. (ZEYNEP ÜNER)

Esnaf lokantaları: Kapalıçarşı etrafındaki esnaf lokantalarının lezzette üstlerine yok. Zorlama romantizm dayatmıyorlar. (AHU YAĞTU)

Balık-Ekmek: Karaköy’de, balıkçıların önündeki masalarda taze balık yemek. Halic’e, daha doğrusu İstanbul’a karşı, manzara eşliğinde… (FERHAN İSTANBULLU)

Changa: En romantik! (EMEL KURHAN)

Leb-i Derya ve Mikla: iyi yemek, güzel manzara, daha ne olsun! (EFNAN ATMACA)

 

TEMPO- Ali Tufan Koç

Share with: Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Wordpress Googlebuzz Myspace Gmail Newsvine Favorites More
You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply

makyaj