Yaşlanma belirtilerine karşı özel olarak üretilen peelingler, gözenekleri sıkılaştırır, kırışıklıkları azaltır ve cildin canlanmasına yardımcı olur. Evde kullanılan kozmetikler arasına yeni dahil olan micro-dermabrasyon etkili kremler ise içerdikleri alüminyum oksit ve mikro-kristaller sayesinde ölü hücrelere tutunup kırışıkların giderilmesini sağlayarak cildi yeniler. Sıradan kozmetik peelinglerde bulunan taneciklere kıyasla bu moleküller 100 kat daha sert, küçük ve düzensiz şekillenmişlerdir. Bunlar alternatifler glikol asidi ile yapılan kimyasal ev kozmetikleridir. Bu ailenin en küçük molekülü AHA’s (alfa hidroksi asidi) çok güçlü bir etkiye sahiptir; yeni cilt hücrelerinin canlanmasını sağlar. Sonuç; sıkılaşmış gözenekler, kırışıksız ve pürüzsüz bir ten!
Botokstan çeşitli nedenlerle uzak duranlara alternatif üretilen botoks etkili kremler, son zamanlarda oldukça rağbet görüyor. Peki, bu kremlerin içerisinde ne saklı, nasıl etki ediyorlar, botoksun yerini tutabilirler mi? YAŞLANMA etkilerine karşı geliştirilen yeni ürünler ve uygulamalarla yaşımız otuz bile olmadan ilgilenmeye başlarız. Bütün kadınların ortak çabası yaşlanma belirtilerinden kurtulmak olunca, kozmetik firmalarının da sürekli olarak yeni maddeler ve formüller peşinde koşmaları şaşırtıcı değil. Bütün bu araştırmalar sayesinde kadınların hissettikleri yaşta görünmeleri de mümkün hale geliyor. Kozmetik firmaları, estetik dermatolojiden etkilenerek bugün botoks ve yüz gerdirme operasyonlarına alternatif olan devrimsel nitelikli yeni içerikler keşfediyorlar. Bu kremler kırışıklıkların ortaya çıkmasını engelliyor, var olanları azaltıyor, cildi sıkılaştırarak pürüzsüz görünmesini sağlıyor.
İLK ÇİZGİLER
Kaslarımızın günde 30.000 kez hareket ettiğini düşünecek olursak yüzümüzde çizgilerin zamanla belirmesine de şaşmamak gerekir. İlk kırışıklıklarımız genellikle 25-30 yaş arasında başlar. Bu çizgiler göz çevresi, çene etrafı ve alında görülür. Kırışıkların yaklaşık yüzde 20′si genetik etkiler nedeniyle ortaya çıkar. Diğer büyük etkense yanlış yaşam tarzıdır. Yani nikotin alımı, uykusuzluk, stres, UV ışınları gibi sebeplerle serbest radikallerin oluşmasına olanak tanınmış olunur. Tüm bu etkenler de cildi sıkı ve esnek tutan elastin ve kolajen lifine ulaşırlar. Aynı zamanda 20′li yaşların sonlarına doğru vücudu besleyen bu yapı taşlarının yeni oluşumu vücut tarafından kısıtlanır. Buna paralel olarak cilt zamanla nem kaybetmeye başlar. Sonuç olarak da cilt incelir ve elastik yapısını kaybeder. Yüz kaslarının sürekli gerilmesi sonucu ciltte önce ince çizgiler oluşur ve zamanla bunlar kırışık olarak kendini gösterir.
GÜNEŞ






